El Hoyo / The Platform – İnceleme

Netflix’in şu sıralar en gözde filmlerinden biri El Hoyo / The Platform  izledik. İnsanların evde olduğu bu vakitlerde yeni ve değişik yapımlar izlemeye olan açlığı tekrardan geliyor. Bu açlığı bir nebze olsun hafifletmek için ideal bir film El Hoyo.

Küp Deliğe Dönüştü

İspanyol yapımı bu filmimizde ilk kez uzun metraj film yöneten Galder Gaztelu-Urrutia yönetmen koltuğunda oturuyor.  İspanyol sinemasına çok hakim olmadığım için oyuncular hakkında detaylı bilgiye sahip değilim maalesef. İspanyol gerilim ve korku filmleri izlemişliğim vardır ancak tanıdık bir yüz göremedim bu filmde. O yüzden direkt olarak filmin konusuna gelelim.

El Hoyo / The Platform

Küp filmini hatırlayan sinemaseverler vardır aramızda. İşte bu filmde küpten yapılma yer değiştiren bir hapishane yerine, dikine uzanan ve ortasında kocaman bir delik bulunan bir hapishane var. Daha doğrusu hapishane vari bir yapı diyelim. Çünkü baş karakterimiz Goreng, kendi isteğiyle buraya girmiş, hatta içeriye girmek için çeşitli mülakatlardan geçmiş bir insan.  Her katta iki adet mahkum bulunuyor ve 0. Katta mükellef bir sofra kuruluyor ve bu yemek platformun üzerinden sırasıyla katlara dağılıyor. Her katta sadece iki dakika kalan platformda, hayatta kalmak için üst katlardan gelen yemek artıklarıyla karnını doyurmak zorundasın.

Goreng, gözlerini açtığında yaşlı bir adamla beraber 48. Katta olduğunu görüyor. Olaylara adapte olması biraz zaman alıyor. Hapishane içerisindeki her bir kişi yanında sadece bir adet eşya getirme hakkına sahip. Goreng, bu hakkını Don Kişot romanıyla kullanıyor. Zaman geçtikçe ortama ayak uydurmaya başlayan Goreng, bir gece gazla uyuyup uyandığında artık 202. Katta ve bağlı olarak uyanıyor. Çünkü yaşlı adam ve bıçağı hayatta kalmak için Goreng’i yemeyi düşünüyor.

Peki, İzlenir mi Bu Film ?

El Hoyo / The Platform

Evet, El Hoyo / The Platform inceleme yazımızda filmimizin konusu böyle daha fazla spoiler vermeye gerek yok, anlattığım kısımların çoğu zaten filmimizin fragmanından anlaşılan detaylar. Şimdi gelelim biz filmi nasıl bulduk ona.

Filmin konusunun ilgi çekici olduğu aşikar. İnkar edilemez bir şekilde merak uyandırıp içine ilk anda çekmeyi başarıyor. Ani bir empati geliştiriyorsunuz içerideki insanlarla. Bu bence filmin en iyi kısmı, oyunculuklar rahatsız edici değildi, başarılı bulduğumu söyleyebilirim. El Hoyo / The Platform, direkt ve net olarak  insanlığımızın temelini sorgulatmayı hedeflemiş, temel iç güdülerimizin en önemli olanlarından birine ve ahlaka bağlanmış bir yapım. Ve bu konular üzerine o kadar eğilmiş ki başka bir şeyin önemi kalmıyor. Bir yerden sonra göze parmak bir hal almaya başlıyor bu iş.

El Hoyo / The Platform, seyirciye hiçbir açıklama yapmıyor. Dışarıda nasıl bir dünya olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Bu dikey hapishanenin temel amacı asla açıklanmıyor, insanlar neden burada ve buraya girmek için mülakata giren insanlar var? Fazlaca soru işareti olan bir yapım bu, aynı zamanda ucundan kıyısından bile olsa seyirciye bir şeyler anlatma gereği duyulmamış.

Ucu ve sonu açık kalan filmleri ve üstüne düşünmeyi severim, ancak bu filmin sonunda bir boşluk oluştu içimde ve kafamda. Bu fikrin üzerinde daha mantıklı ve daha çarpıcı bir hikaye anlatabilirdi bence. Yine de demiyorum ki bu film kötü. Film gayet izlenebilir bir yapım ortalamanın üstünde türünün güzel bir örneği olmuş. 10 üzerinden 6 belki 7’lik bir film olmuş. Tavsiye edilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir