Hellblade: Senua’s Sacrifice – İnceleme

Hellblade : Senua’s Sacrifice  – İnceleme

 

Dar bir nehirde ilkel bir kayığın içinde ilerlerken ilk anda bir terslik olduğunu anlıyoruz. Çok geçmeden kendimizi feda edip lanetli topraklara ayak basmak üzere olduğumuzu oyun bize söylüyor. Ve bu lanetli toprakların üzerinde içsel yolculuğumuz başlıyor.

Ninja Theory’nin deneysel oyunu Hellblade incelememize önce çeşitli övgülerle başlayacağız. Oyun, tahmin ettiğiniz hatta deneyimlediğiniz yapıda bir oyun değil. AAA kalitesinde grafiklere sahip bu oyunumuzda önemli olan şey hikaye… Oyunun daha açılış ekranında bizlere psikoz hakkında bilgiler veriyor. Çünkü yönettiğimiz karakter Senua sürekli olarak kafasının içinde sesler duyan psikolojik olarak sıkıntıları olan bir karakter. Oyun başladığında amacımızı net olarak anlayamıyoruz. Oyun ilerledikçe adım adım bize amacımız anlatılıyor. Hikaye olarak hiçbir eksik bulamadım ve fazlasıyla tatmin edici bir deneyimdi. İskandinav Tanrılarına kafa tuttuğumuz bu macerada korkularımızla yüzleşiyor, çaresizliği dibine kadar yaşıyoruz.

Oynanış olarak oyun çok fazla çeşitlilik vaat etmiyor. Tek bir problemin çeşitlendiği bulmacalar çözüyoruz ve ayrıca bize kılıcımızla çeşitli yaratıklar kesme şansı veriyor. Oyunu başlangıç ayarlarındaki zorlukla bitirdim. Çok fazla öldüğümde söylenemez yani oyun tabii ki bir Dark Souls değil. Olmasını da istemezdik. Bazı bölümlerde üstümüze gelen yoğun düşmanlar sizi bunaltıyor. Bazı bölümler de de bulmaca için ufak bir işareti göremiyorsunuz. Oyunun en zor kısımları buralar diyebilirim. Oyun süresi de nispeten kısa. Bu benim için gayet olumlu bir taraf. Oyunların açık dünyasında saatler geçirmek pek bana göre değil. Oyunları hikayeleri için tercih eden birçok oyuncuyu kendine çekecek bir yapım yani Hellblade.

Oyundaki ses tasarımı ayrı bir övgüyü hak ediyor. Kafamızın içinden gelen seslerin kurgusu çok iyi… Ben grafikler konusunda da gayet olumlu taraftayım. Kılıçla düşmanları kestiğimiz bölümler de ki dövüş açısı çok sevdim. Oynanış fazlasıyla lineer… Kullanmamız gereken ekstra bir özellik neredeyse hiç yok. Oyunun yarısına yakın elde ettiğimiz bir özellik dışında ekstra bir yenilik gelmiyor. Ama gerek oyunun süresi gerek hikayenin ve verilen amacın yoğunluğu bize fazla fazla özelliğin gerekliliğini hissettirmiyor. Genellikle AAA oyunlarda bu kadar sanatsal bir anlayış göremeyiz. Ama Hellblade bunu bize veriyor.

 

Hellblade: Senua’s Sacrifice benim için etkileyici bir deneyimdi. Ancak yeni nesil oyun sistemlerine alışan oyuncuları ne kadar çeker bilemiyorum. Oyunlarda hikayeye önem veren herkese öneriyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir