Gris , Bu Oyun Bir Sanat Eseri

Bu sanat eserini incelememiz gerekiyordu. Çünkü böyle eserler insan hayatında yalnızca birkaç kez karşılaşabileceğimiz türden eserler.

 

 

Gris temelinde bir platform oyunu. İnside , Limbo ve Journey tarzı oyunları oynadıysanız bu oyunu zaten seversiniz. Öyle zorlayıcı bulmacaları yok, ekstrem mekaniklere sahip değil.Belki teknik olarak bir inceleme yaparsak en iyi platform oyunları içerisine almayız. Ama bu oyunu, oyun olarak değil bir sanat eseri olarak incelemeliyiz. Sesini kaybetmiş bir kızın yolculuğu anlatılıyor bize. Oyunda hiçbir diyalog yok. Biraz önce saydığım İnside, Limbo ve Journey’de olduğu gibi. Oyun da diyalog olmasına da gerek yok. Çünkü Monet hiçbir tablosunun üzerine koca bir açıklama yazmıyor.

 

 

Gelelim Gris’in en büyüleyici tarafına. Görselliği… Gris, görsel açıdan eşi benzeri zor bulunur bir yapıya sahip. Sizi en başında bir ilüzyonun içine sokuyor ve 5-6 saat boyunca o ilüzyonun içinde tutmayı başarıyor. Büyüleyici güzellikte görsellik, bölüm temalarına uygun renk kullanımları hepimizi kendine hayran bırakıyor. Mekanın, zamanın ve karakterin değişimi konu ediliyor aslında ana plan hikayede. Hikayeyi neresinden tutup yakalayacağınız sizlere bırakılıyor. Gris, gri anlamına geliyor. Hikayenin başında gri tonlarına bürünen dünyanın yolcukla beraber yeni renklere bürünmesi tesadüfün ötesinde bir anlatı. Basit ama çarpıcı bir şekilde insanın ruhunu ele geçiriyor.

 

Gris, son dönemde oynadığım en doyurucu oyunlardan biriydi. Bence böyle şahsi özel bir deneyime şans verin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir