Yağmurlu Bir Günde Evde Bir Paket Sigara Eşliğinde İzlenecek Filmler

1- Stalker

Andrei Tarkovsky, filmi, Boris ve Arkadiy Strugatskiy’in yazdığı Uzayda Piknik kitabını sinemaya uyarlaması. Üst düzey bir sinema diline sahip Tarkovksy bilim kurgu filmi nasıl olmalı onun da dersini insanlığa sunmuştur bu eserinde. Uzun bir şiirin görselleşmiş hali. Çektiği ilk versiyonu yok olmasına rağmen neredeyse olmayan imkanları zorlayarak bu filmi çıkaran üstadı saygıyla anıyoruz.

2- Before Sunrise

Eşek kadar adamım ve bu filmi her izlediğimde tatlış bir aşığa dönüyorum. Trende tanışan Amerikalı Jessi ve Fransız Seline güneş doğana kadar günü beraber geçirmeye karar verirler ve izleyebileceğiniz en doğal aşk filmi ortaya çıkar. Ayrıca aşk acısı çekene o sigarayı sonuna kadar içirir.

 

3- Gir Kanıma – Let The Right One İn

” Gir Kanıma” Stockholm’ün varoşlarında annesiyle birlikte yaşayan Oskar’ın tuhaf hikayesini anlatıyor. Arkadaşları tarafından çoğu zaman aşağılanan ve sürekli alay edilen bir çocuk olan Oskar öç alacağı günlerin hayalleriyle yaşamaktadır. Bir gece soluk benizli bir kızla tanışan Oskar, Eli adındaki bu “değişik” kızla çok yakın arkadaş olur. Birlikte güzel zaman geçirseler de Eli’nin bir sırrı vardır. Bir vampir olan Eli, Oskar’la arasındaki arkadaşlığa bunu yansıtmasa da zamanla ikilinin başına büyük dertler açılır. Soğuk atmosferi klişeden uzak yapısıyla izlemeye değer bir film.

4- Only Lovers Left Alive

Listemizdeki ikinci vampir filmi… Jim Jarmusch gibi kendine has bir yönetmenin elinden çıkan bu film de “ Gir Kanıma “ gibi oldukça farklı bir vampir filmi. Sonsuz yaşamın lanetinin baş rolde olduğu bu film melankolik yapınıza ilaç gibi gelecek. Adam rolünde Tom Hiddleston , Eve rolünde Tilda Swinton var. Coolluğun dibine dibine vuruyorlar.

 

5- Submarine

Alex Tuner’in güzel müzikleri eşliğin ergenlik sıkıntıları içindeki Oliver Tate’i izliyoruz. Parçalanmakta olan ailesinin arasında kalan Oliver, Jordana ile tanışır ve içsel olarak yaşadığı sıkıntıların klişelerden uzak dışa vurumunu görürüz. Tam olarak “Önemli olan konu değil, konunun nasıl anlatıldığıdır.” filmi.

6- Driver

Hollywood’da dublörlük yapan ve araba kullanma becerisi sayesinde geceleri de soygunlara katılan bir araba sürücüsünün yaşamını merkeze alınıyor. Sürücünün yasa dışı hayatı, güzel komşusu Irene’nin (Mulligan) hapisteki kocasına yardım etmeyi kabul etmesiyle daha da tehlikeli bir hale bürünüyor. Kendisini Los Angeles’ın en tehlikeli adamlarının hedef listesinde bulur. Şimdi hem kendi hayatını, hem Irene ve oğlununkini kurtarmak için yapacağı tek şey en iyi bildiği şekilde sadece araba sürmektir ve havalı ceketini giymektir.

7- Taxi Driver

Driver’ı listeye alınca aklımıza direk Taxi Driver geldi. Hem Martin Scorsese’nin hem de Robert De Niro’nun filmografilerindeki belki de bu en çarpıcı filmde, 70’lerin Manhattan gecelerinde taksicilik yapan Vietnam gazisi Travis’le birlikte sokaklardayız.

Hikaye boyunca etrafındaki hayatla ve yolunun kesişeceği ‘toplumun pisliğiyle’ (bir çocuk fahişe, güzel bir sarışın, başkan adayı bir senatör, gözü dönmüş bir kadın satıcısı) bir türlü iletişim kuramayacak olan Travis, en nihayetinde ipleri eline alacaktır. Üstelik gündüzleri izlemeye gittiği belden aşağı filmlerdeki ‘vahşi’ bir stilde… Sadece eşsiz senaryosu ve oyunculuklarıyla değil, sıradışı sinematografisiyle de tüm zamanların en etkili filmlerinden biri…

8- Seven

Hristiyanlık mitlerinde geçen 7 ölümcül günah paralelinde cinayetler işleyen bir seri katil ve bunun peşinde departmana yeni gelmiş Brad ve yaşlı kurt Freeman. Kişisel olarak en sevdiğim yönetmenlerden biri olan David Fincher’ın kan donduran yürek burkan zeka fışkıran filmi. Spoiler vermeyeceğim. Artık geçmişinden dolayı linç yiyen Kevin Spaceyi bu filmde katil olarak görüyoruz. Sempatik bir karakter değil yani izleyebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir